• Trending-

Ünlüler Makyajlı Mı Olmalı Makyajsız Mı? Makyajını Keşke Çıkarmasaydı Dedİrten Ünlülerİmİz

By

Ami Ciccone

, updated on

June 10, 2020

Seda Sayan

Seda Sayan’ın inci gibi bir cildi var. Onu yakından ve makyajsız görenlerden duyduğumuza göre gerçekten de insanın nefesini kesen bir güzelliğe sahipmiş. Üstelik ekranda görülen o bol makyajlı haline göre kat kat güzelmiş gerçek hali. Ama işte yılların getirdiği alışkanlıkla cildini kat kat boyaların altına gömmeye bayılıyor. Dünyadaki  makyajsız akımı hiç duymamışçasına o aydınlatıcı pudrayı göz altlarından başlayarak öne çıkarmak veya inceltmek istediği her noktaya sürüyor. Zaten estetik müdahaleler yaptırdığı belli. Bir de bu kadar makyaj yaparak kendisine suni bir görünüm vermesine hiç gerek yok bizce. Açık renk gözlerini çevreleyen doğal sürmeli gözleri sayesinde dudaklarına parlatıcı sürüp çıksa yeterli olur.

Bülent Ersoy

Hayatınızda hiç Sanat Tarihi derslerine girdiniz mi bilmiyoruz. Ama illa ki ünlü klasik ressamları duymuşsunuzdur. Mesela Picasso’nun kübizm akımını bilirsiniz. Ya da Van Gogh’un ayçiçeklerini görmüşsünüzdür. Bir de ekspresyonizm yani dışavurumculuk akımının başlatıcılarından olan Claude Monet vardır. Onun tablolarına uzaktan baktığınızda renkler arasındaki ahenk baş döndürücüdür ama çok yakında baktığınızda birbirinin içine geçmiş anlamsız fırça darbeleri görürsünüz. Bu sanat tarihi dersiyle nereye varmak istediğimizi anlamışsınızdır. Diva Bülent Ersoy da dışavurumculuk akımı gibi, makyaj ve kostüm her zaman on numara. Çok yakından ve makyajsız bakmanıza gerek yok, önemli olan tablonun son hali.

Demet Özdemir

Şu günlerde Erkenci Kuş’un tekrarları yayınlandığı için Demet Özdemir her gün evimizde. Hatta dizinin son bölümlerinde zaman doldurmak için sürekli ilk bölümlerden alıntı yapıyorlar. Orada bir detay fark etmemek mümkün değil. İlk bölümlerde Demet Özdemir’in kaşları birbirine çok yakın. Kalıcı kaş tekniği mi yoksa sadece kaş boyası mı ayırt etmek zor. Ancak biz son bölümlerdeki kaşlarını daha çok beğendik. T çizgisinin üst tarafında daha ayrık duran ve daha açık renk olan kaşları sayesinde olağanüstü bir güzelliğe kavuşmuş. Özel hayatında spor giyimi ve sadeliği tercih ediyor. Makyaj yapmasına hiç gerek yok çünkü en güzel hali doğal hali.

Berrak Tüzünataç

Yüzü erkeksi bir çekiciliğe sahip. Gözler zaten buz mavisi. Saçlar desen doğallığıyla kuaför bağımlılarını kıskandıran cinsten. Ne zaman magazine yakalansa makyaj yok yüzünde. Neden uğraşsın ki, kız güzel zaten. Yalnız yüzünün sertliği karakterine de yansımış. Vurdu mu oturtur cinsten bir duruşu var, insan ürküyor. Oyunculuğuna ise söz yok. O sert kadın gidip yerine yumuşacık narin bir kişilik bile çıkabiliyor bazı rollerde. Süslenip püslendiği zaman da ortalığı yıkıp geçiyor. Parlak bir kırmızı ruj ve elmacık kemiklerine simli bir aydınlatıcıyla en güzel tarafı olan gözlerini tam patlatıyor. Yalnız son zamanlarda fazla mı zayıfladı ne, kemikleri sayılır oldu.

Burcu Biricik

Ünlü olmadan önce rol aldığı dizilerde ve filmlerde gördüğünüzde aynı insan olduğunu anlamayabilirsiniz. İnce telli saç yapısı yüzünden uzun saç hiç yakışmıyor. 2016’da vizyona giren “Hayat Şarkısı” dizisiyle adını geniş kitlelere duyuran Burcu Biricik, işte o dizide doğru stili yakaladı. Ense hizasında kestirdiği saçları sayesinde güzel kemik yapısını ortaya çıkardı. Makyajın her hali çok yakışsa da makyaj yapmadığı zamanlarda çok silik görünüyor. Fazla sarışın olduğu için o gözleri hep rimel ve kalemle vurgulamak zorunda. Ancak cildi gerçekten de mükemmel görünüyor. Bunun sırrı da sette olmadığı günlerde hiç makyaj yapmayarak gözeneklerin nefes almasına olanak vermesiymiş.

Beren Saat

Aşk-ı Memnu dizisi de yeniden yayınlanmaya başladı. O dizideki Bihter ve şimdiki Beren Saat arasında ise dağlar kadar fark var. Bihter rolüne girmek için yaşına 10 kat büyük makyajlar ve kıyafetlerle tam bir Ziyagil’e dönüşen Beren Saat artık başka biri. Mesela en son rol aldığı “Atiye” dizisinde duru güzelliğini neredeyse makyajsız bir görünümle sergiliyor ve inanılmaz güzel gözüküyor. Özel hayatında da doğallığı tercih ediyor. Kenan Doğulu ile araları kötüyken yıpranmış bir görüntüye bürünen yüzü barıştıklarından beri resmen ışıldıyor. Demek ki illa cilt bakım serumları gerekmiyor canlı bir görünüm için. Mutluluk her şeyin anahtarı.

 

Aslı Enver

Siz de bizim gibi “Kavak Yelleri” dizisinden beri Aslı Enver’i tanıyanlardansanız biliyorsunuzdur, tipinde gram değişiklik olmadı. Sadece kakülleri bir kaldırdı bir indirdi o kadar. Biz yaşlandık Aslı Enver güzelleşti. Cildi de o kadar harika görünüyor ki bir cilt bakım markasının reklam yüzü oldu. Murat Boz’la Ekim ayından beri ayrı olan Aslı Enver bundan çok etkilenmemiş olacak ki yüzünde pek bir değişim yok. Acaba gizlice barıştılar da bizim mi haberimiz yok. Ya da belki de yeni bir aşka yelken açmıştır ondan güzelliği parıltılar saçıyordur. Makyaj yapmadan da harika göründüğünü belirtmemize gerek yok herhalde.

Özge Özpirinçci

Prodüktörlerin arıza kadın dediği cinsten bir kadın Özge Özpirinçci. Duruşundan ve prensiplerinden asla taviz vermiyor. Eğilip bükülmüyor. Neyse o. Makyaj onun için çekimlerde yapılması gereken önemsiz bir araç. Giderek daha da uzaklaşıyor yapaylıktan. Saçlarının tam alnıyla birleştiği yerdeki beyazlar mesela. Kadın dizisinin son bölümünde boyamak istemişler “zinhar olmaz” demiş. Kaybetmek istememiş o doğal güzelliği. Neyse ki geçici boya sürmek gibi bir çözüm bulmuşlar da herkes rahatlamış. Makyaj yaptığında afet yapmadığında peri kızı. İyiliğin vücut bulmuş hali olduğu için mi bu kadar güzel yoksa güzel olduğu için mi bu kadar iyi bir insan onu da siz çözün.

Bergüzar Korel

Uzun lepiska saçlarıyla Binbir Gece dizisinde tanıdık onu. Koskocaman gözleriyle tüm izleyenleri anında etki alanına hapsetti. Tabii sadece bizleri değil rol arkadaşı Halit Ergenç’i de. Şu anda ikinci bebeklerini büyütmekle meşguller. İki çocuk demek bırakın makyajı, su içecek vakti bile bulamamak demek. Çok umursadığını sanmıyoruz zira güzelliğin içten gelen mutlulukla tam bağlantılı olduğuna inanıyor. Kadın güzelliğe yeni bir boyut katmış biz hala makyajsız nasıl görünüyor diye konuşuyoruz. Harika görünüyor tabii ki. Hatta duruluğu o kadar muhteşem ki, kıskanmadan edemiyorsunuz. Ama illa hangi makyaj en çok yakışıyor derseniz, bizce kalın bir kalem çektiğinde ve o yanakları aydınlatıcıyla belirginleştirdiğinde de harikulade oluyor.

Ezgi Mola

Ezgi Mola’yı o kadar çok yurdum kadını rolünde izledik ki son zamanlarda çıktığı reklam filmlerindeki görüntüsünü istemeden de olsa yadırgıyoruz. Kulak hizasındaki saçlarıyla modern bir görünüme kavuşmayı deniyor ama biz o yüzde hala altın gününde göbek atan kadından izler görüyoruz. Zayıflamış olsa da hafızamız incelen bölgeleri hayali olarak dolduruyor. Zamanla alışacağız bu yeni haline. Hem zaten makyaj markasının yüzü olmuş birinden bahsediyoruz. Hemen her renk tonu yakışıyor o koca gözlere. Peki makyaj olmadığı zaman nasıl görünüyor derseniz, fena değil deriz. Ama aynı etkiye sahip değil tabii. O da bunu bildiği için hafif bir makyaj yapmayı ihmal etmiyor.

Tuba Büyüküstün

“Güzel mi güzelim, istersem saçımı kökünden keserim” mesajını verdi mi verdi? Evet o beline kadar olan saçlarını gidip erkek traşı yaptı ve tüm magazin basını günlerce kendine gelemedi. Yakın plan geçtiler durdular kısa saçlı halini. Tuba Büyüküstün herkesi şaşırtan bu hareketiyle aslında #nomakeup tadında bir akım başlattı. Pek çok hayranı gaza gelip saçlarını kestirdi. Kadını güzel yapanın fönlü uzun saçlar değil bakışlarının içtenliği olduğunu savunan güzel oyuncunun saçları şu anda omuz hizasına kadar uzadı bile. İkiz kızlarına olan sevgisini her fırsatta hayranlarıyla paylaşan Tuba Büyüküstün artık neredeyse hiç makyaj yapmıyor. Giderek daha mı güzelleşiyor ne?

Ivana Sert

Ivana Sert bu işi çok iyi biliyor. Hatta o kadar iyi biliyor ki kimin bu işi yapamadığına bile o karar veriyor. “Bizımla degilsın” sözünün orijinal sahibi olur kendisi. Hangi saça hangi çanta, hangi ruja hangi toka tadında her tür kombinasyona dair mutlaka söyleyecek bir sözü var. Haliyle kendisini de hangi makyajın yakıştığını çok farkında. İnce kalem çektiğinde hangi farı süreceğini, bol rimel uyguladığında saçlarına ne şekil vermesi gerektiğini önceden planlayan kadınlardan. Tüm hayatını güzel görünmeye adayan bu kadın maalesef makyajsız yakalandığında tam bir hayal kırıklığı yaşatıyor. Keşke biraz da doğal haliyle güzel görünmeye mesai harcasa.

Hande Erçel

Makyajsız süper tabii ki. Gencecik kız niye makyaj yapsın ki zaten. Asıl Hande Erçel’in giderek doğallaşması ve bir yandan da deli gibi kilo vermesi onu nasıl dönüştürdü onu konuşalım. Hatırlarsınız, Güneş’in Kızları adlı diziyle tanımıştık onu. Kocaman yuvarlak yanakları olan upuzun saçlı kaküllü bir genç kızdı. Oyunculuğuyla dikkat çekmişti. Derken birkaç reklam anlaşması yapmıştı. Ama acımasız medya ve takipçileri onun biraz fazla etine dolgun olmasıyla çok dalga geçmişti. Hande Erçel o dönem pek çaktırmasa da belli ki hırs yapmış. Kız bir zayıfladı, taş oldu taş. “Hadi şimdi geçin dalganızı” dercesine bakıyor artık kameralara. Valla helal olsun kız sana, müthiş bir azim.

Sinem Kobal

Sinem Kobal da yıllar geçse de hiç değişmeyen tiplerden. Hep aynı saç, hep aynı makyaj. O kadar alıştırdı ki herkesi buna, gidip saçını kısacık kestirip platin sarısı yapsa ülkede kargaşa çıkar. Ama zaten niye değişiklik yapsın ki? En ideal görünümünü bulmuşken niye risk alsın. Makyaj konusunda da cesur girişimlerde bulunmuyor. Hafif ve doğal görünümü tercih ediyor. Özel gecelerde ve reklam çekimlerinde birazcık daha fazla makyaj yapıyor o kadar. Yüzü kaşık kadar, elmacık kemikleri ve burnu orantılı bir inceliğe sahip. Bu doğal güzelliğiyle Kenan İmirzalioğlu’nun gönlünü de fethetti, oh ne ala.

Meryem Uzerli

“Ay bu kadın ne güzeldi, niye böyle yaptı?” dediğinizi duyar gibiyiz. Gerçekten de Meryem Uzerli’nin yaptırdığı kötü estetikler insanın içi parçalıyor. Çok güzel bir kadının gözlerimizin önünde gereksiz müdahaleler yaptırarak yüzünü bozmasına karşı bir kanun olmalı. Zaten ipek gibi bir cildi, kocaman laciverte çalan gözleri, biçimli bir burnu ve güzel dudakları olan bir kadın. Kim aklına girdi de o dudaklara o kadar çok dolgu yaptırdı? Daha da kötüsü o gerginlikten patlayacak gibi duran dudaklarını o kadar beğenmiş ki yakın plan çekip paylaşmış. Eski halini bir yerlerde görüp de uyanacağı güne kadar üzüntüyle izlemeye devam edeceğiz herhalde.

Deniz Çakır

“Yaprak Dökümü” dizisindeki fettan ve kötü niyetli rol üzerine hayat boyu yapıştı Deniz Çakır’ın. O rolü oynadığı yıllarda saçıyla makyajıyla oynamaya başladı, sonra da hiç durmadı. Bol makyaj yapmak zorunda çünkü yüzünün doğal hali pek renksiz. Gerçi son zamanlarda bohem tarzda takılmaya çabalıyor ama sanki makyaj yokmuş gibi yapmaya çalışsa da o kapatıcı kendini çok belli ediyor. Dudaklarına sürdüğü mat pudra tonlarında ruj da doğallıktan uzak. Bir kerecik de gerçekten hiçbir şey sürmeden çıksın karşımıza ona göre karar verelim olmuş mu olmamış mı diye. Çünkü güzel görünmeye çalışmak da artık yapaylıktan sayılıyor. Öz doğallığın peşinde herkes.

 

Pınar Altuğ

Hani en başta demiştik ya bazı kadınlar “Makyajsız mı? Asla!” modunda diye. Pınar Altuğ bunun en güzel örneği. Biz onu yıllardır ekranlarda ve özel hayatında hep bakımlı gördük. Bir kere bile püskül gibi olmadı o saçlar. Dümdüz fönünü çektirmese o saçlar parlamasa kendini iyi hissetmeyeceğine eminiz. Açıkçası biz çok takdir ediyoruz zira hem kendine hem hayranlarına saygısından kendini bir kez olsun bırakmadı. Diziler, program sunuculukları derken şimdi bir de yemek programı yapıyor. Kızı ve o herkesin “yürümez bu iş” dediği kocası Yağmur Atacan’la da sıcacık sevgi dolu bir yuvası var.

Serenay Sarıkaya

Sizce evlenecekler mi? Valla biz makyajı filan unutuyoruz konu Serenay Sarıkaya olunca. Hem zaten anlatacak ne var ki? Kız güzel. Makyajsız da yıkılıyor makyajın her şekliyle de yakıyor. Siz onu boşverin de biz aşkını konuşalım. Öylesine gelip geçici bir heves filan değil sanki ne dersiniz? Cem Yılmaz gerçekten de Serenay Sarıkaya’nın ruh ikizi olabilir mi? Sosyal medya bu ikilinin aşkı duyulduğundan beri çalkalanıyor. Eleştiren de çok, “size ne” diyen de. Valla biz merakla zamanın ne göstereceğini bekliyoruz. Bakarsınız evlenip ömür boyu mutlu olurlarmış. Olur mu olur! Serenay bu, herşey beklenir.

Hazar Ergüçlü

Biz bu kızı çok seviyoruz. Tipi hiç değişmese de oyunculuğu harika çünkü. Saçlarını ister kessin ister uzatsın. Ya da ne sapsarı bir kafayla çıksın karşımıza. Yine de o tip değişmez. Yüzü o kadar karakteristik bir yapıya sahip ki istediği kadar makyaj hilesine başvursun kız yine de aynı kalıyor. Bizce bunun kaynağı o gözler. Kaşlarını yok etse bile o gözler ve doğal sürmeli görünüm veren kara kirpikler olayın özü. Hiçbir kozmetik ürüne ihtiyaç duymayan bir cilt yapısı var. O yüzden sabah yataktan kalktığı gibi kendini sokağa atabilir. Makyaj yaptığı zamanlarda da tabii ki enfes görünüyor.

Alina Boz

Bu kıza makyaj yakışmıyor. Zaten kendiliğinden renkli bir yüzü var. Cildi pürüzsüz, yanaklar pembe, gözler cıvıltılı yeşil. Kirpikler desen kendiliğinden siyah ve kıvrık. Saçlar bal sarısı. İnsanlar tonlarca para harcıyor sırf şu saydıklarımıza sahip olabilmek için. Alina Boz’un ise hiçbir şey yapmasına gerek yok. Ama zavallı kızcağızın oynadığı dizilerde ona bir makyaj yapıyorlar, içimiz dağlanıyor. O gencecik kızın gözeneklerine kapatıcı tıkamak zorunda mısınız ey makyaj uzmanları? Ya da yanaklara fazla renk vermiyor musunuz sizce? Annesinin makyaj çantasını karıştırmış kızlara döndürüyorsunuz güzelim Alina’yı. Hiç gerek yok ekstradan renklendirmeye. Kız zaten doğuştan renkli gelmiş.

Pelin Akil

Hah işte tam da görmek istediğimiz doğallık. Pelin Akil anne olduğundan beri giderek daha da makyajsız bir forma büründü. Oyuncu eşi Anıl Altan’la ikiz bebekleri var biliyorsunuz. Sosyal medyada paylaştıkları bir video onları herkesin kalbine yerleştirdi. Genç anne baba ikizlerinin karşısında zıp zıp zıplayıp dans ediyordu o videoda. Akıllı bir bebek bakım markası aldı o videodaki görüntüleri kopyala yapıştır misali kendi reklamına koydu. Pelin Akil o reklamda bile hiç makyaj yapmamış gibi duruyor. Biz de onun doğallığını çok seviyoruz. Fazladan kapatıcılar ve aydınlatıcılar sürmüyor. Annelik hormonlarının sağladığı pembe ışıltıya ve gençliğine bırakmış işi.

Serenay Aktaş

Biz Serenay Aktaş’ı zaten makyajsız tanıdık ve bayıldık. Survivor’da yarışmacı olan eski profesyonel futbolcu kızımız vahşi güzelliğiyle herkesi büyüledi. En zorlu performans yarışmalarından sonra kan ter içinde kalmış hali bile o kadar etkileyiciydi ki kısa sürede geniş bir hayran kitlesine kavuştu. Sonra yarışma bitti ve televizyon programlarına konuk olmaya başladı. Aldı o güzelim kıvırcık saçları fönlerle yatıştırdı. Yüzüne fondöten sürdü. Hiç gerek yokken kirpiklerini rimele buladı. Bir de aman eksik kalmasın diye kalem çekti. Evet güzel bir kadın oldu ama o yabani güzelliğinden eser kalmayınca yadırganması kaçınılmazdı. Neyse ki gündelik hayatta sadelikten yana.

Dilan Çiçek Deniz

Bayan Saç. Dilan Çiçek Deniz’e lakap takılsa herhalde en uygunu bu olurdu. O büklüm büklüm omuzlardan şelale gibi dökülen saçlar bu hanım kızımıza efsane bir görünüm veriyor. Gözleri kocaman, burnu incecik, dudakları tam dozunda bir dolgunluğa sahip. Vücut deseniz tam bir taş. Sütun gibi metrelerce uzayıp giden bacaklarının oldukça farkında ve onları ön plana çıkarmaya bayılıyor. Makyaja gelince, şöyle bir kenarı kıvrılmış kalem çekiveriyor tamam. Genç olmanın avantajıyla zaten çok gergin ve taze bir cildi var onun için her gün makyaj yapma gibi bir derdi de yok. Biz beğeniyoruz, aynen devam.

Büşra Pekin

Büşra Pekin’i ilk tanıdığımız haliyle şimdiki halini yan yana koysak birbirlerine benzetemezsiniz bile. İlk ünlü olmaya başladığı zamanlar BKM’nin en komik oyuncularındandı. Hafif toparlak bir vücudu, ona çok karakter katan bir gıdısı vardı. Saçlar simsiyah, gözler zümrüt yeşili. İnanılmaz bir çekiciliği vardı. Sonra ne olduysa kendini sağlıklı yaşama verdi. 6 yıldır çaktırmadan kilo veriyor. Artık incecik bir kadın. İyi tamam ne var bunda demeyin. O güzelim siyah saçları balyajla turuncuya kaçan bir sarıya boyamasını kabullenemiyoruz. Siyah saçları olmadığı zaman o da herkes gibi oldu çünkü. Bir de gıdısı gidince sempatikliğini de yanında götürmüş gibi geliyor.

Muazzez Abacı

Muazzez Abacı’nın makyajsız halini bulamazsınız. Yok gerçekten. Öyle görüntü vermez çünkü. Eski toprak gerçek bir sanatçı o. Sahnenin en mega ustalarından. Onun sesinden “Vurgun” parçasını bir dinlemenizi tavsiye ederiz. Gazinolar devrinde assolistlik mevkiinin en üst kademesinde bulunan Muazzez Abacı’nın sesi gürül gürüldür. Sahneye her zaman muhteşem kostümlerle çıkar. Saçlar her zaman sarı, makyaj her zaman ağırdır. Gündelik hayatında da her daim bakımlı olmaya yıllardır özen gösterir. Sadece geçen senelerde bir ameliyat olduğunda makyajsız kalmıştır. Onu da dev ve kapkara camlı bir güneş gözlüğüyle harika bir şekilde gizlemiştir. Makyaj onun için bir ifade biçimidir ve yapmaması düşünülemez.

Şebnem Bozoklu

Nasıl fıkır fıkır bir kadın Şebnem Bozoklu. Tüm yeteneğine ve başarılarına rağmen son derece de mütevazi. Genelde komik yan karaktere can vermesiyle tanırdık onu. Balık etli görünümü yüzünden yıllarca mahalle kızlarını oynadı. Derken bir dönüşüm yaşadı. Zayıfladı ve daha bakımlı olmaya başladı. Gözlerini hep eye-liner sürerek vurgulamaya başladı. Saçlarına bakım yaptırıp fönle destekledi. Ve içindeki o muazzam güzellikteki kadını ortaya çıkardı. Artık karakter rollerinde ve başrollerde de görebiliyoruz Şebnem Bozoklu’yu. Makyajsız halini zaten seviyorduk ama bu yeni haline bittik. Kendisine sorarsanız güzellik önemsiz bir olgu ve pek önem vermiyor. “Önemli olan kendine saygı” diyor ve noktayı koyuyor.

Neslihan Atagül

Neslihan Atagül sadece güzelliğiyle anılmaktan bıkmış. Oyunculuğa çok emek verdiği için başarılarıyla anılmak istiyor. Haksız değil. Göz altı torbalarına bir rahat vermedi medya baskısı. O da etki altında kalıp estetik bir operasyonla aldırdı torbalarını. Yüzünü güzelleştiren bakışlarına anlam veren o güzelim torbalar artık yok. Yeni hali de güzel ama insan alıştığı Neslihan Atagül’ü arıyor haliyle. Torbaları gittiğinden beri daha az makyaj yaptığını fark ediyoruz. Artık saklayacak bir göz altı kalmadığı için kat kat kapatıcılar sürmesine de gerek kalmadı. Zaten çok güzel bir kadın, makyaj tabii ki çok yakışıyor. Biz en çok doğal halini seviyoruz ama.

Songül Öden

Türklerden çok Arap hayrana sahip olmak nasıl bir his merak içindeyiz. Songül Öden gerçekten de Arap yarımadasını fethetmiş durumda. Türk dizilerinin yıllardır o coğrafyada çok popüler olduğu biliyoruz. Ama Songül Öden’e neden bu kadar bayılıyorlar onu pek çözemedik. Çok çarpıcı bir güzelliği yok bize sorarsanız. Fena değil kategorisinde üst sıralarda. Zaten son zamanların üste dudak çıkma akımına da kendini bir kaptırdı pir kaptırdı. Makyajsızmış gibi çektiği fotoğraflarda aslında baya uğraştığını görmek mümkün. Kirpiklere kalıcı perma yaptırılmış, kaşlar zaten kalıcı boyalı. Göz kalemi ise dövme ile sabitlenmiş mi sanki? İnceleyin bakalım siz neler göreceksiniz.

Yasemin Özilhan

Yasemin Özilhan dizi kariyerine başladığında hayatının peri masalına döneceğini sezmiş midir? Bir dizide bir doktoru oynarken gerçek hayatta bir hastane sahibiyle evleneceğini bilebilir miydi? Düşünsenize oyuncu olarak gittiğiniz hastaneye bir süre sonra hastanenin sahibinin karısı olarak gidiyorsunuz. Müthiş bir histir herhalde. Yasemin Özilhan o evlilikle birlikte oyunculuk kariyerini dondurdu. Kendisini sadece cemiyet hayatının organizasyonlarında boy gösterirken gördük. Ultra zengin bir aileye gelin gidince de güzelliği ultra profesyonel ellere emanet edildi. Aradan yıllar geçtikten sonra şimdilerde yine bir dizide konuk oyuncu oldu ve hala mükemmel görünüyor. Gerçi biz şu kalın kaşları bir türlü sevemedik ya, neyse.

Helin Avşar

“Benim ablam Hülya Avşar” diye yıllardır hayatımızda. Gerçekten ne iş yapıyor bilemiyoruz. Tüm vaktini kendi güzelliğine harcıyor. Vakit kaldıkça da atıyor kendini bir magazin kanalına, gelsin polemikler gitsin sansasyonlar yaşayıp gidiyor. Canı sıkılınca da bastırıyor parayı değiştiriyor görünümünü. Öyle sadece kuaföre gidip saç rengini değiştirmekle de kalmıyor. Harbi harbi yatıyor bıçak altına, oluyor mis gibi estetikleri. Mesela son halini görenler onu tanıyamayabilir. Eskiden sarışın incecik kaşlı bol makyajlı bir ünlümüzdü. Şimdilerdeyse koyu renk saçlı, sülük kaşlı bir sosyete güzeli. Estetik son moda ne varsa yaptırmış gelmiş. Makyaj yapmak ya da yapmamak filan bunlar hafif kalıyor tabii.

Seda Bakan

Seda Bakan da yeni nesil güzellerimizden. Biz onu doğallığıyla sevdik. Zarafetine ve sakinliğine diyecek sözümüz yok. Makyaj onun hayatında önemsiz bir şey artık çünkü o artık Leyla’nın annesi. Müzisyen eşi Ali Erel’le anne babalığın keyfini doyasıya çıkardıkları da doğrudur. Varsa yoksa Leyla artık. Seda Bakan’ın ilk ünlü olmaya başladığı günlere baktığımızda o zamanlar gerçekten makyajı çok sevdiğini görüyoruz. Ama işte olgunlaşmanın getirdiği daha rahat yaşama isteği onu doğallığa geri döndürmüş. Anneliğin de güzelliğine güzellik kattığını görmemek mümkün değil. Leyla’dan vakit bulduğunda kendine bakım yapmak isterse cildini gül suyuyla nemlendirmeye çalışıyormuş ve her fırsatta uyumak iyi geliyormuş.

Zeynep Farah Abdullah

Aynı ismi gibi yüz hatlarının arasından bin bir farklı kadın barındırıyor bu kız. Saçlarını hiç taramadan öylesine at kuyruğu yapsın, makyajsız atsın kendini sokağa, sanırsınız ergen bir genç kız. O kadar afacan görünüyor o haliyle. Ama o saçları platin sarısı yapıp o gözlere kıvrık bir eye-liner çeksin, hop Unutursam Fısılda filmindeki dönem rolüne giriverir. Kariyerinin başlarında takıp takıştırmayı sürüp sürüştürmeye bayıldığını ama tabii ki hevesini aldıktan sonra sadeliğe geçişi tercih ettiğini fark etmemek mümkün değil. Hep bir muziplik peşinde gibi duran Zeynep Farah Abdullah’ın kişiliğini çok oyunculuğunu ise pek beğeniyoruz.

Ece Uslu

Ece Uslu’nun incecik kemikleri onun en büyük avantajı. Makyaj yaparken elmacık kemiklerini ön plana çıkarmak için allığı tam göz bebeğinin ortası hizasından başlayarak sürüyor. Allık seçiminde de genelde bronzlaşmış görünümü veren mat renkleri tercih ediyor. Yeşil gözlerinin güzelliğinin de farkında olduğu için göz kalemiyle vurgulamayı ihmal etmiyor. Dudakları doğal olarak çok güzel bir biçime sahip ve neyse ki dolgu işlemi furyasına katılmıyor. Makyaj yapmadığı zaman bakışları o kadar vurgulayıcı olmasa da cildinin parlaklığı ve gerginliği yaşıtlarını kıskandıracak cinsten. Meyve ve sebze ağırlıklı beslenerek hücrelerin sıvı kaybını önlediğini ve en çok da armut yemenin iyi geldiğini vurguluyor.

Jocelyn Wildenstein

Gece su içmeye kalktığınızda koridorda makyaj yapmamış haliyle karşılaşsanız oracıkta ruhunuzu teslim edersiniz. Bildiğiniz hiçbir canlı türüne benzemiyor çünkü. Bu kadın neden böyle acaba bir kaza mı geçirdi diye hemen üzülmeyin. Çok zengin bir adamla evlenmiş. Adam kedileri çok seviyor diye yüzünü kediye benzetmeye karar vermiş. Jocelyn Wildenstein bu amacı gerçekleştirmek için gitmiş bir sürü estetik ameliyat olmuş ve bunun için tam 5 milyon dolar harcamış. Para için bir kadını bu hale getiren o estetik cerrahlara diyecek bir şey bulamıyoruz. Yazık günah ya, kendini aynada gördüğünde korkuyordur kadıncağız. Ama ona sorsanız hiç ameliyat olmamış. Farklı kafalar bunlar.

Hatice Şendil

O ışığı mükemmel şekilde yansıtan pahalı aydınlatıcı pudralar olmayınca Hatice Şendil’in cildi pek de güzel parlamıyor değil mi? Cildinin çok yağlı olduğunu özellikle alın bölgesinde görmek mümkün. İşte bu yüzden de bakkala giderken bile matlaştırıcı etkiye sahip bir kapatıcı sürmesi gerekiyor. Zaten onu pek makyajsız görmek mümkün değil. Makyaj çantasında cildi yatıştırıcı etkiye sahip baz kremi, matlaştırıcı fondöten ve aydınlatıcı pudra var. Gözleri için de kirpik besleyici yağ ve siyah rimel kullanmayı tercih ediyor. Üst göz kapağına siyah kalem çekerken alt tarafa da açık renk kalem çekerek gözlerini daha büyük göstermeyi seviyor.

Yeliz Yeşilmen

Yeliz Yeşilmen makyaj sayesinde çok güzel oluyor. Hatta makyajın en yakıştığı kadınlardan biri bizce. Mesele takma kirpik pek çok yüzde iğreti durur. Yeliz Yeşilmen takma kirpik taktığı zamansa eksik parça yerine oturmuş gibi oluyor. O gözlerin çevresine kalem çekilmezse o yanaklara allık sürülmezse geriye çok renksiz bir kadın kalıyor. Onu ekranlarda magazin programlarını sansasyonel açıklamalarıyla alt üst ederken izlerken güzelliğine hayran olmamak elde değil. Makyajsız iyi görünüp görünmediğini de hiç umursamıyor. Püsküle dönmüş saçlarını tepeden toplayıp, üzerine ekose pijamalarını geçirip çocuklarıyla oynadığı ev hallerini videoya çekip paylaşmalara doyamıyor. Biz de onun bu doğallığına bayılıyoruz.

Gizem Karaca

Gizem Karaca’nın yüzü çok ilginç. Makyaj yapmadığı zaman ünlü biri olduğunu anlayamazsınız. O kadar sıradan bir çehresi var ki, ancak makyajla toparlanabiliyor. Kirpikleri çok açık renk ve çok seyrek. Takma kirpik ve bol rimel uygulaması gerekiyor. Gözlerinin şekli aşağı doğru olduğu için ancak koyu renk farlarla badem göz etkisini yaratabiliyor. Cildine ise söyleyecek söz yok, gayet taze ve parlak. Normalde uca doğru oldukça geniş olan burnunu da kenarlarına ve üzerine aydınlatıcı sürerek daha ince gösteriyor. Saçları çok ince telli olduğu için fönsüz çok cansız duruyor. Oval bir yüzü olmasını avantaj olarak görüyoruz, yoksa makyaj bile kurtaramazdı Gizem Karaca’yı.

Özge Gürel

Makyajsız ve kaküllü halini tek geçeriz. Biz Özge Gürel’i dizilerden tanımaya başladığımızda o kaküllü yüzüne bayılmıştık zaten. Sonra ünlü oldukça başladı denemeler yapmayı. Kakülleri kenara almalar, saçlara farklı şekiller vermeler. Gerek yok halbuki. Onun tipine en çok kakül yakışıyor. Hatta alnını açtığında herkese benzediği için en sevimli özelliğini de kaybediyor. Makyaj konusunda da çok cesur davranmamalı bizce. Yüzü garip renkleri kaldıracak cinsten değil çünkü. Doğal tonlarda ve toz pembe renkleri ona en yakışanlar. Maviler yeşiller olmuyor yani. En fazla kırmızı ruj sürebilir, o da film galasına giderken. Erkek arkadaşı oyuncu Serkan Çayoğlu da bizim gibi düşünüyordur herhalde.

Hazal Kaya

Bugünlerde her sabah televizyonda Aşk-ı Memnu tekrarları var. Hazal Kaya’nın ilk önemli rolü. Ne kadar minicikmiş. O zamanlar dümdüz fönlü uzun saçları ve incecik yay kaşları varmış. Rolü gereği de çok makyaj yapmıyormuş. Aradan yıllar geçti, Hazal Kaya da büyüdü, olgunlaştı ve tarzını oturttu. Kaşlarının son biçimini çok beğeniyoruz. Ne fazla ince ne de çok kalın. Dudakları biraz fazla ince olsa da hiçbir müdahale yaptırmamasını da çok takdir ediyoruz. Genelde sade makyajlarla görmeye alıştığımız Hazal Kaya bir de yeni anne olunca daha da güzelleşti. Artık iyiden iyiye doğallık taraftarı çünkü bazı kozmetik ürünlerinin içerdiği zararlı kimyasalların bebeğinin yanına yaklaşmasına bile tahammülü yok.

Serel Yereli

“Bodrum Masalı” dizisini izleyenleriniz hatırlar, Serel Yereli o dizide çok şımarık bir zengin kızını canlandırmıştı. Adını o diziyle duyurduğundan beri sanki o rolün etkisinden çıkamadı. Birbiri ardına yaptığı tuhaf paylaşımlarla gündemde kalma çabaları ilgimizi çekiyor. En son kendi muhteşem genetiğine rağmen çocuk yapmayı düşünmediğini başkalarının ise hiç düşünmemesi gerektiğini söyleyerek çok tepki çekti. O zaman biz de şöyle bir soru sorabiliriz. Genlerini bu kadar beğenen biri neden gider de dudaklarını patlama noktasına kadar suni dolgularla şişirir? Güzellik uğruna yapıldığı aşikar ama sonuç pek de istenen etkiyi vermemiş diyelim ve sonraki ünlümüzü geçelim.

Şevval Sam

Şevval Sam’ın aslında makyaja hiç ihtiyacı yok. Annesi Leman Sam ve kız kardeşi Şehnaz Sam hoş kadınlar ama onlarda Şevval Sam’daki vurucu etki yok. Şevval Sam’ın makyajlı hali ise kadınların idealize ettikleri bir durum. Göz kalemini ne kadar kalın çekerse çeksin onda hiç abartı durmuyor. Cildinin beyaza yakın inci parlaklığı sayesinde her ton ruj yakışıyor ama biz en çok cart kırmızı rujları yakıştırıyoruz. Boncuk gibi mavi gözleri ve simsiyah kirpikleri o kadar güzeller ki, her renk far yakışıyor. Zaten o da bütün bunları biliyor ve bu yüzden de “Yasak Elma” dizisinde her hafta başka bir makyajla karşımıza çıkıyor.

Defne Samyeli

Bu kadın kendini baştan yarattı. Estetikse estetik ne olmuş yani. Sonuca bakın siz. Evet yanaklardan kulak arkasına doğru bir gerdirme yapılmış belli. O yanaklar daha çıkıntılı olsun diye de belli belirsiz dolgu işlemi yapılmış. Göz altları torbaları daha oluşmadan müdahale yapılmış. Geriye kalıcı kaş şekillendirme ve dudak botoksu kalmış, onu da yaptırmış gitmiş. Vücudunun sıkılığı ve diriliği ise ameliyatlarla değil bildiğiniz sporla korunuyor. Genç kızlara taş çıkartan cinsten bir tazeliğe sahip olmak için çok emek vermiş anlayacağınız. Biz de tüm bu emekleri görüyor ve Defne Samyeli’yi bu güzelliği için kutluyoruz.

Seyfi Dursunoğlu

Nasıl tatlı nasıl efendi bir adamdır Seyfi Dursunoğlu. Temsil ettiği neslin en kibarı en zarifi o. Ama bu sessiz sakin adamın bir de sahne için yarattığı bir karakter var ki, aman ona yakalanmayın sakın. Evet bilenler bilir, Huysuz Virjin’den bahsediyoruz. O kantolar yapan, şarkılar söyleyen ve önüne geleni azarlayan Huysuz Virjin’den! Alın size makyajla dönüşümün muhteşem bir örneği. Seyfi Dursunoğlu makyajını kendisi yapıyor. Huysuz Virjin’in kostümlerini de kendi dikiyor. Azarlamalar ve zeki espriler ise tamamen doğaçlama. Bizim en sevdiğimiz jargonu ise “Sen Sus Çaçeroz!” deyişi. Ustaya buradan saygılarımızı ve sevgilerimizi gönderiyoruz.

Ajda Pekkan

Evet makyaj olmayınca Ajda Pekkan’ın 74 yaşında olduğunu anlamak zor değil. Ne kadar estetik olursa olsun bazı noktalarda yılların izlerini gizlemek mümkün değil. Ama dürüst olun hanginiz o yaşta öyle görünmek, hala hınca hınç dolu mekanlarda konser vermek ve tam bir süper star olarak sahneye çıkmak istemez. Fit formunu her gün spor yaparak koruyan Ajda Pekkan’ın sahnede muhteşem görünmesi tabii ki makyajın tüm nimetlerinden yararlanmasıyla mümkün oluyor. Yüzündeki renk dalgalanmalarını dengeleyen ve neredeyse balmumu görünümü veren tonlarca kapatıcı sürüyor. Dişlerini biraz dişlek yaptırarak dudaklarını doğal olarak yukarı kaldırmasını da sağlıyor. Tüm bu çaba da sevenlerini hayal kırıklığına uğratmamak için. O zaman alkış!

Adriana Lima

Ne yalan söyleyelim artık Adriana Lima deyince aklımıza direkt Metin Hara geliyor. Gerçek miydi reklam mıydı asla bilemeyeceğiz ama üzerinden ne kadar zaman geçerse geçsin unutulmuyorlar. Adriana Lima’nın güzelliğiyle podyumların tozunu attırdığını ve dünyanın en beğenilen mankenlerinden biri olduğun hepimiz biliyoruz. Ancak makyajsız halini gördüğümüzde hepimizin içine su serpiliyor. Tamam çirkinleşmiyor ama bir Adriana Lima değil işte. Cildi pürüzsüz evet ama gözlerinin çevresini siyah kalemle belirginleştirmeyince olmuyor. Yüzüne istediği kadar içinde saf altın parçacıkları olan jeller sürsün yine de doğal hali o kadar da kıskanılacak gibi değil. Göz altlarında da torbalar oluşmaya başlamış zaten. Oh içimiz rahatladı.

Kristen Stewart

Dünyanın en büyük markaları Kristen Stewart onların marka yüzü olsun diye birbirleriyle yarışıyor. Belki öyle aman aman bir güzelliği yok ama popülarite konusunda bir numara olduğu kesin. “Alacakaranlık” film serisiyle adını bütün dünyaya duyuran Kristen Stewart özellikle genç kesimin idolü haline geldi. Kurt adamı mı seçecek yoksa vampirimi mi diye merakla izlendi o filmlerin hepsi. Hala izlememiş olanlar vardır diye sonunu söylemeyelim. Makyaj yapmadığı zaman tipik bir Amerikalı kız gibi görünüyor. Zaten yüzü ince çizgilerden ibaret. İnce kaşlar, ince dudaklar ve incecik bir burun. Bunları ancak makyajla kalınlaştırıp güzelleştirebiliyor işte.

Rihanna

Rihanna doğal güzelliğini genlerine mi borçlu yoksa memleketi olan Barbados’a mı borçlu onu bilemiyoruz. Ancak özene bezene yaratıldığı tartışılmaz bir gerçek. Sütlü çikolata renginde pürüzsüz bir cildi, çok açık yeşil renkte kedi gözleri, hokka gibi kalkık bir burun ve etli dudaklarıyla dünyanın en güzel kadınlarından biri. Bu güzelliğiyle zaten ortalığı kasıp kavuracakken bir de sesi güzel iyi mi! Fıstık gibi bir vücudu da var. Gerçi bir ara kendini bırakmış ve oldukça kilo almıştı ama neyse ki çok sürmedi ve eskisinden de daha sıkı bir vücuda kavuştu. Makyaj tabii ki çok yakışıyor. Ancak ellerini kartal pençesine dönüştüren o upuzun takma tırnaklara olan düşkünlüğü gerçekten çok rüküş.

Alicia Keys

Alicia Keys dünyaca ünlü bir şarkıcıdır. Harika piyano çalar. En başta bahsettiğimiz #nomakeup akımını cesur bir şekilde ilk kez uygulamaya geçirenlerdendir. Bir klibinde sıfır makyajla oynamıştır. Kırmızı halılarla yapılan açılışlara yine yüzüne hiçbir şekilde makyaj yapmadan gitmiştir. Çillerini ne kadar sevdiğini ve onlarla ne kadar gurur duyduğunu herkese göstermiştir. Ancak bu hiçbir kozmetik ürün kullanmadığı anlamına gelmemektedir. Kendisinin özel bir cilt uzmanı bile vardır. Kolajenli serumlar, cilt hücrelerini besleyen gıda takviyeleri, kan dolaşımını hızlandıran masajlar, nemlendiriciler, maskeler diye uzayıp giden pahalı ve çok zaman alan işlemlerden sonra bu kadar “cesur” bir şekilde herkesin önüne makyajsız çıkabilmiştir.

Jennifer Aniston

Yılların eskitemediği fenomen “Friends” dizisinin en sevilen karakteri Rachel Green’i canlandıran Jennifer Aniston hala çok güzel. Dizinin yayınlandığı 2000’li yılların başında çok popüler olan Jennifer Aniston o yıllarda Brad Pitt’le evlenmiş ve Angelina Jolie devreye girene kadar evli kalmıştı. Köprünün altından çok sular aktı. Brad ve Jennifer yine bekarlar ve dostlukları kaldığı yerden devam ediyor. Hatta evliyken yaşadıkları evi Brad Pitt satın almış ve 50. Yaş doğum gününde Jennifer Aniston’a hediye etmiş. Bir çeşit “seni aldatıp yuvamızı dağıttığım için özür dilerim” hediyesi yani. Bu özür için 15 yıl beklese de ona çok iyi gelmiş olmalı, 51’i deviren Jennifer Aniston makyajlı da makyajsız da ışıldıyor çünkü.

Caitlyn Jenner

Bruce Jenner’ın Caitlyn Jenner olma hikayesini duymayanlara kısa bir özet geçelim. Bruce Jenner eski bir olimpiyat atleti. Aynı zamanda Kim Kardashian’ın üvey babası ve ünlü manken Kendall Jenner’ın babası. Buraya kadar tamam. Hayatının büyük bir bölümünü bu rolle geçirdikten sonra aslında kadın olmak istediğini televizyon kameralarının önünde bütün ailesine ilan etti. İhtiyaç duyduğu desteği aldıktan sonra da bir dizi ameliyat geçirerek hayaline kavuştu. Resmi olarak adını da Caitlyn yaptı. Saç ektirdi, yüz gerdirdi, botoks dolgu yaptırdı ve hormon tedavisi gördü. 70 yaşında güzeller güzeli bir kadın olarak hayatına devam ediyor. Makyaj yapmadığı zamanlarda hala Bruce’tan izler görmek mümkün. Kendisini kalıcı makyajdan faydalanmaya davet ediyoruz.

Jennifer Lopez

Jennifer Lopez 50 yaşını kutladığından beri zirvelerden zirvelere koşmaya devam ediyor. Dünya çapında konserler vermesi yetmedi. Gişe hasılatları kıran birçok filmde de başrol oynadı. Profesyonel bir dansçı olduğunu da hatırlatalım. Güzelliğini ise her projede bir üst seviyeye taşıdı. Makyaj ona o kadar çok yakışıyor ki bugüne kadar pek çok ünlü kozmetik markasının yüzü oldu. Bütün bunlarla kendine müthiş bir servet yarattı ama durmadı. Geçtiğimiz yıl eleştirmenlerden tam not aldığı “Hustlers” filminde başrol oynadı. Üzerine Amerika’nın Super Bowl finallerinde devre arasında Shakira’yla birlikte muhteşem bir gösteri yaparak kendini aşmaya devam etti. Makyajsız ev halini bol bol paylaşarak doğal güzelliğiyle hava atmayı da ihmal etmiyor.

 

Fahriye Evcen

Fahriye Evcen doğal güzellikten yana olabilir mi bilemiyoruz. Paylaştığı her kare dikkatle çalışılmış izlenimi veriyor. Başını tutuş şeklinden, gözlerinin bakış yönüne kadar her noktasını özenle planlıyor gibi. Dudaklar aralık bırakılacaksa kaç milimetre olacak, hafif gülümseme varsa kenardaki kıvrımın açısı ne kadar olmalı. Bunların hepsini çok iyi bildiği belli. Makyaj olmayan fotoğraflarda da bu yüzden doğallık algısı oluşmuyor. Hiç estetik yok diye ısrar edip duruyor. “Yaprak Dökümü” dizisindeki haline bakınca bu söylemine inanmak oldukça güç. Belki gerçekten de dediği gibi olgunlaşınca yüz hatları oturmuştur. Bizde niye öyle oturmadı o hatlar acaba?

Gülşen

Hayır efendim herkesin söylediği gibi Hollywood yanağı filan yaptırmamış. Zayıflayınca yanaklarının kenarlarında çökme olduğu için böyle duruyormuş. Kendisi estetiğe ve dolgu yaptırmaya karşıymış ve doğal yaşlanmak istiyormuş. Bir tek dudaklarına botoks yaptırıyormuş, işte o kadarmış. Gülşen’in açıklamaları böyle. Makyajsız hali bizce makyajlı hallerine bin basar. Boya çok yakışmıyor bu minyon tipli kadına. Ama gel gör ki mesleği gereği sahnelere ışıldayarak çıkmak zorunda. Kostümleriyle uyumlu makyajlar yapmasını da beğeniyoruz gerçi ama doğallığını tercih ederiz. Anne olduğundan beri gündelik hayatında pek makyaj yapmayan Gülşen’in de tercihinin bu yönde olduğunu görüyor ve ufaklığa sevgilerimizi gönderiyoruz.

Didem Soydan

“İsterim de isterim, hep ilgi isterim”. Bu sözleri biz söylemiyoruz, Didem Soydan’ın paylaşımları söyletiyor. İyi ki bir burnunu yaptırdı. O günden beri kendini seyretmelere ve sergilemelere doyamıyor. Hep bir gündeme oturmaya çalışan pozlar hep bir laf çakmalar. Her manken ve oyuncu onun gibi sürekli gündemde olmaya çalışsa magazinciler çok yorulurdu eminiz. Makyajı çok seven Didem Soydan nasıl yaptığını da uzun uzun anlatan videolar çekip hayranlarıyla paylaşıyor. Cilt bakımı için de kendi evde yaptığı doğal ürünleri tercih ediyormuş. Cilt güzel olmazsa makyaj iyi durmazmış. Kötü alışkanlıklar bırakılmalı ve sağlıklı yaşanmalıymış. Biz makyajsız halini daha güzel bulduk ama karar sizin tabii.

Hadise

Kendisiyle çok oynayanlarda bugün konumuz Hadise. Yıllardır sürekli bir denemeler bir “bu nasıl oldu?” halleri. Sanki aradığı bir görünüm var da hala bulamamış gibi. Saçlarını bir uzatıyor bir kısaltıyor, bir sapsarı oluyor bir simsiyah. Kaşlara gelince incecik halini de gördük sülük yapışmış gibi duran kalıcı kaş denemelerini de. Makyaja gelince de piyasadaki her ürünü ilk deneyen oymuş gibi bir izlenim veriyor. Tamam konserlerde ve televizyon programlarında aşırı makyaj yapılabilir ama Hadise hep bir tık abartmış gibi duruyor. Makyajsızmış gibi paylaştığı bazı karelerde ise cildini genç ve pürüzsüz göstermek için gösterdiği çaba kendini gösteriyor.

Ebru Gündeş

Ona ne yalılar ne uçaklar hediye edilmiş makyaj en son derdidir herhalde diyenler varsa hak veriyoruz. Ebru Gündeş’in kalına çalan boğuk sesinin gücü onu sahnelerin assolisti yapmış olabilir ancak eski eşinin yaptığı jestler ve aldığı hediyeler hala unutulamıyor. “Bana Mars’ı alacak” bile demişliği var Ebru Gündeş’in. Şimdi böyle ultra zengin bir hayat yaşayan bir kadının makyajsız da güzel görünmenin formülüne sahip olmadığını düşünmek mümkün mü? Onun arkasında beslenmesinden bakımına kadar her şeyine koşturan bir ordu vardır. Yerinden kalkmadan “Sebastiaaaan, cildim kurudu gibi hemen evi nemlendir” diyordur olup bitiyordur. Şaka bir yana doğuştan güzel bir kadın Ebru Gündeş. O yüzden de her halini beğeniyoruz.

Seren Serengil

90’lı yıllardan beri Seren Serengil makyajdan vazgeçemiyor. Hep aşırı boyadığı yüzünü görmeye bir türlü alışamadık. Azıcık hafifletse aslında o kadar duru bir güzellik çıkacak ki. Ama yok, illa o takma kirpikler takılacak. O rimel kat kat sürülecek. Kaşlar iyice koyu renk yapılacak. Bir de halk asla onun gerçek göz rengini göremeyecek. O kadar uzun süredir renkli lens kullanıyor ki o bile unutmuştur gözlerinin asıl rengini. Saçları her zaman uzun her zaman boyalı. Sarı ve platin tonlarını tercih ediyor. Cildi ise hep solaryum etkisi altında. Yaz kış bitmeyen bir bronzluk hâkim. Yani doğallık ve sadelik veya #nomakeup akımları onu hiç ilgilendirmiyor.

Lady Gaga

Lady Gaga’nın adını ilk duyduğumuzda dünya müzik listelerinde bir numara olan dans parçaları vardı. Kendisinden önceki nesilden Madonna ve Cher gibi sansasyonel starları kendine örnek alan Lady Gaga’nın yaptığı türlü gariplikler onu sürekli gündemde tuttu. Tuhaf makyajlar ve garip saç modelleriyle sınırlı kalmayan Lady Gaga MTV ödül törenine çiğ et parçalarından yapılmış bir kostümle giderek çıtayı nerelere yükselttiğini göstermişti. Son yıllarda ise artık daha natürel haliyle kendini göstermeye başladı. Tabii makyajsız hali güzel olsun diye günün farklı saatlerine özel yüz maskeleri yaptığını ve buz küpleriyle doldurduğu küvetlere girdiğini de ekleyelim. Bir Gaga olmak kolay iş değil.

Gülben Ergen

 

Gülben Ergen kendini yoktan var eden bir kadın. Nereden başladı şimdi nerelere geldi. Üstelik bu tırmanış onu hiç şımartmadı. Aksine kendini hayır işlerine verdi. Özellikle çocuklarla ilgili projelerde gönüllü olarak yer alması hepimizin içini ısıtıyor. İlk ünlü olduğu günden bugüne kadar türlü saç rengi ve makyaj modeli deneyen Gülben Ergen son yıllarda stilini çok güzel oturttu. Araya karamel sarısı balyajların atıldığı saçları, hafif göz makyajı ve bronzlaştırıcı dokunuşlarıyla dengelediği cildi göze çok hoş geliyor. Genelde hep bakımlı olsa da bazen üç oğlunun peşinden koşturmaktan kendisini unuttuğu anlar da oluyor. İşte o zaman yüzündeki renk dalgalanmaları ve yaşını belli eden çizgiler ortaya çıkıyor. Olsun be, biz onu her haliyle seviyoruz!

Yeşim Salkım

Yeşim Salkım’ın makyaj trendlerinde nereden nereye geldiğini tam olarak anlamak için 1995 yılında yayınlanan “Deli Mavi” şarkısının klibine bir bakmanız lazım. İncecik yarım daire kaşlar, koyu dudak kalemi ve alt dudağın tam ortası daha açık renge boyanmış bir Yeşim Salkım var orda. Sonraki yıllarda kendini buldu ve kaşlarını nihayet kendine yakışan bir forma geçirdi. Gözleri kendiliğinden kedi gibi olduğu için göz kapağına çektiği sürme ona çok yakışıyor. Genelde siyah renkte sürme çekse de bazen koyu yeşil veya metalik mavi kalemler de sürüyor ve ona çok yakışıyor. 51 yaşına gelen bu dobra kadının doğal hali de bizi büyülemeye devam ediyor. Yaşlandıkça daha da güzelleşen bir kadın bizce.

  • Home Page
  • About Us
  • Contact Us
  • Privacy Policy
  • Terms Of Use
  • Do Not Sell My Personal Information
Menu
  • Home Page
  • About Us
  • Contact Us
  • Privacy Policy
  • Terms Of Use
  • Do Not Sell My Personal Information
  • Home Page
  • About Us
  • Contact Us
  • Privacy Policy
  • Terms Of Use
  • Do Not Sell My Personal Information
Menu
  • Home Page
  • About Us
  • Contact Us
  • Privacy Policy
  • Terms Of Use
  • Do Not Sell My Personal Information

© 2024 selloutdeals.com

  • Home
Menu
  • Home
  • About Us
  • Contact Us
  • Privacy Policy
  • Terms Of Use
  • Do Not Sell My Personal Information
Menu
  • About Us
  • Contact Us
  • Privacy Policy
  • Terms Of Use
  • Do Not Sell My Personal Information

© 2024 microblo.com.